10 Mayıs 2010 Basın Özetleri
Basın Bültenleri / 10 Mayıs 2010 Pazartesi Saat 08:22
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP Milletvekili Emine Ayna ile ABD’ye giden kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı lideri Ahmet Türk,

Kürt sorunu biterse Türkiye ABD dostluğu pekişir – Hürriyet

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP Milletvekili Emine Ayna ile ABD’ye giden kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı lideri Ahmet Türk, Amerika’nın Sesi Radyosu’nun Kürtçe servisinde soruları yanıtlarken, AK Parti Hükümeti’nin Kürt sorununu iyi bilmediği için yapmak istediği demokratik açılımın tıkandığını söyledi.

Kürt sorununun çözümü önündeki engelleri anlatmak için ABD’ye geldiklerini belirten Türk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün, Ortadoğu’daki sorunlar bütün dünyanın sorunudur. Bunun için bu sorunları dünyanın bilmesi lazım. Amacımız çözüm bulunması için adım atmaktır. Eğer sorunu doğru teşhis edersek çözüm kolay olur. Hükümetin izlediği yol demokratikleşme yolu değildir. Bu nedenle çözüm için büyük adım atamıyorlar. Tıkanıklığı görmelerini ve yeni bir bakış açısı ile ele almalarını bekliyoruz. 10 ay geçti çözüm için bir proje ortaya koyamadılar. Bizimle doğru dürüst diyalog geliştirilmedi. Bizim talebimiz Kürt halkının dünya halkları gibi dili, kültürü ve kimliği ile tanınması. Bizim sınırlarla ilgili bir sorunumuz yok. Kardeşler birbirlerinin haklarına saygılı olursa sorun çıkmaz. Bu sorun çözülünce Türkiye ile ABD’nin dostluğu da pekişecektir.”

Siirt'te cinsel istismara karşı binlerce kişi yürüdü – Radikal

Peşisıra ortaya çıkan Siirt’teki çocuklara yönelik cinsel istismar olayları, Sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği yürüyüşle protesto edildi. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte konuşan Siirt Tabipler Odası Başkanı Dr. Ekrem Bilek, “Bu olaylarda İl Emniyet Müdürlüğü istihbaratının büyük bir ihmali var” diye konuştu. Urfa’da da cinsel istismar protesto edildi.

Aralarında DİSK, KESK, Baro, Tabip Odası gibi kuruluşların da bulunduğu sivil toplum örgütleri, Siirt merkezde ve Pervari’de yaşanan çocuklara yönelik cinsel istismarı protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Eruh yolu üzerinde toplanan STK temsilcilerine, BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, BDP’liler, CHP’liler ve binlerce vatandaş da destek verdi. ‘Çocuklar geleceğimizdir geleceğimize sahip çıkalım’ ve ‘Tecavüz kültürüne hayır’ pankartlarını açan kalabalık, Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında ‘Taciz ve tecavüz istemiyoruz’, ‘Cinsel istismara sıfır tolerans’, ‘Biz geleceğiz, gelecek bizim’, ‘Çirkin olay örtbas edilmesin’, ‘Çocuklarımızın dünyasını karartmayın’, ‘YİBO’lar kaldırılsın her köye okul’ ve ‘Sorumlular hesap versin’ dövizleri taşınarak, ‘Vali istifa’, ‘Zihniyet yapıyor, devlet koruyor”, ‘Tecavüzü aşalım özgürleşelim’, ‘Suskun Siirt  istemiyoruz’, ‘Basına uzanan eller kırılsın’ ve “Susma haykır, yapanlar utansın’ sloganları atıldı.

Polis barikat kurdu

Cumhuriyet Meydanı’nda 200 metre kala güvenlik önlemi alan ve barikat kuran polisler, kalabalığın Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüşüne izin verilmeyeceğini söyledi. Yapılan görüşmeler sonucu polisler yolu açarken, burada kalabalık adına bir açıklama yapan Siirt Tabipler Odası Başkanı Dr. Ekrem Bilek, Siirt’te çocuklara yönelik cinsel istismarı kınadı. Bilek, bu olayın kamuoyu vicdanında mahkum olduğunu belirterek, bu gelişmelerle, olayın tüm yönleri ile araştırılıp bir sonuca gidileceği kanaatini taşımadıklarını söyledi. 4 yıla yakın süren olayın bugün ortaya çıkmasının ciddi bir ihmal olduğunun altını çizen Bilek, “Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun da yaptığı inceleme neticesinde, olaya ilişkin İl Emniyet Müdürlüğü istihbarat şubesinin ciddi bir zafiyeti ve ihmali vardır” diye konuştu.

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılınç ise, Siirt’te adını koymaktan bile rahatsız olunan bir olay meydana geldiğini belirterek, bu tür olayların sadece Siirt’te oluyor gibi bir tutum sergilendiğine dikkat çekti. Kılınç, “Bu olayda Siirt halkı, medya ve yine çocuklar günah keçisi seçildi. Suçlu olarak Siirt halkını göreceğinize, Siirt’te bir dönüp bakın. Fakir, sosyal yaşam, göç sonucu getirilen yoksulluğun ve travmanın sonucuna bakın” dedi. Yapılan açıklamalardan sonra kalabalık olaysız dağıldı.

Urfa’da da kadın eylemi

Şanlıurfa’da Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) üyesi 50 kadın, anneler gününde balıklı gölde basın açıklaması yaptı. BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, BDP İl Başkanı İbrahim Ayhan’ın aralarında bulunduğu grup, eyleme zılgıt çekerek başladı. Türkçe ve Kürtçe dövizlerin taşındığı basın açıklamasında konuşan DÖHK üyesi Mehtap Korkmaz, anneler gününde bile kadınların şiddet, taciz ve tecavüzle karşı karşıya kaldığını söyledi. Korkmaz şöyle devam etti. “Şanlıurfa’da intihar girişiminde bulunan kadınların sayısının gün geçtikçe artıyor. Biz kadınlar yalnız değiliz. Şiddete, ölümlere dur demek için mücadele etmeliyiz. Şiddetin kaderimiz olmadığını ve geleneklerimizden kaynaklanmadığını bilmeliyiz. Herkes şiddet, taciz, tecavüz ve kadın intiharlarına duyarlı olmak, mücadele birliği sağlamak zorundadır.” Açıklamanın ardından BDP’li vekiller ve DÖKH üyesi kadınlar, çevredeki kadınlara ve görevli kadın polislere karanfil dağıttı.

Kürt hareketi belgeleri tarihçilere açılacak – Hürriyet

Komşu ülkelerle ilişkileri normalleştirmek isteyen Türkiye yeni bir adım atıyor.

Dışişleri Bakanlığı, komşu ülkelerle ekonomik, sosyal, kültürel, askeri ve güvenlik konularında kurumlarda bulunan arşivleri toplama kararı aldı. Bilgiler oluşturulacak özel bir komisyon tarafından toplandıktan sonra tarihçilere ve kamuoyuna açıklanacak.

Irak ile başlanacak

Dışişleri Bakanlığı, komşu ülkelerle 1918- 1956 yılları arasındaki arşivi derlemeye ilk olarak Irak’tan başlayacak. Bakanlık, Nisan’ın son haftasında konuya ilişkin başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklar, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazı yazdı. Bakanlık, Irak konusunda yapılan tüm anlaşmalar, işbirliği ile diğer istihbarat konularına ilişkin belge ve bilgilerin kopyasını istedi.

Binlerce sayfa var

Özellikle Genelkurmay Başkanlığı, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nde Irak’la ilgili binlerce sayfa bilgi ve belge bulunuyor. Saddam Hüseyin dönemi ve Kürt hareketinin başlangıcını gösteren bu belgeler Türkiye- Irak ilişkilerinin tarihi açısından büyük önem taşıyor.

Komisyon kuruluyor

Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Irak’tan sonra İran, Suriye, Gürcistan, Rusya, Ermenistan, Azerbaycan, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya ile ilgili bilgilerin de kurumlardan isteneceğini belirtti. Bakanlıktan kurumlara gönderilen yazıda, arşiv bilgilerinin değerlendirilmesi için bir de komisyon kurulacağı yer aldı. Komisyonda tüm kurumların arşiv şube müdürlüklerinden bir kişi görev alacak. Tarihçiler ile üniversitelerden öğretim görevlileri de bu komisyonda yer alacak.

Kürtçe horon – Hürriyet

Basın Enstitüsü Derneği ile Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin ortaklaşa düzenlediği, ‘Medya, Empati ve Barış Çalıştayı’na katılan gazeteci ve diğer konuklar, Diyarbakır Ticaret Odası’nın Class Otel’de verdiği akşam yemeğinde bir araya geldi.

Yemekte, Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve DEP eski Milletvekili Leyla Zana, aynı masada oturarak, uzun süre hem birbirleriyle hem de konuklarıyla uzun süre sohbet etti. Türkçe ve Kürtçe parçalar eşliğinde halay çeken gazetecilere Osman Baydemir de katıldı. Trabzonlu konuklar da Baydemir’in koluna girerek, horon tepmeye başladılar. Baydemir de onlara ayak uydurdu ve Kürtçe müzik eşliğindeki halay, horona döndü.

Tabutlara değil çocuklarımıza sarılmak istiyoruz' – Günlük

Anneler Günü nedeniyle Diyarbakır, Batman, Siirt, Van, Mardin, İzmir ve İstanbul gibi illerden Ankara'ya gelen Banş Anneleri İnisiyatifi üyeleri, Abdi İpekçi Parkı'nda iki günlük oturma eylemi başlattı. BDP Ankara İl Örgütü önünde toplanan Banş Anneleri İnisiyatifi üyesi kadınlar, "Tabutlara değil, çocuklarımıza sarılmak istiyoruz", "Operasyonlara son verilsin diyalog yolu açılsın" pankartlarını taşıdı. Barış Anneleri'ne, BDP Eşbaşkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, BDP Genel Saymanı Salih Yıldız, Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, Muş Milletvekili Sırrı Sakık, kapatılan DTP'nin siyasi yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk ve BDP'li yöneticileri ve Banş İçin Kadın Girişimi üyeleri de destek verdi.

YÜKSEK SESLE HAYKIRALIM

Anneler adına açıklamayı yapan Behiye Duman, "Bizler anneler gününü en kutsal varlıklanmızı kaybetmenin acısıyla buruk ve hüzünlü karşılıyoruz. Bu nedenle diyoruz ki kimliğimiz Kürt, Türk, Arap, Çerkez olabilir. Hangi milletten olursak olalım, biz analar artık çocuklanmızm çatışmalarda öldüğünü haberini alma korkusuyla yaşamak istemiyoruz. Bu özel günü çocuklannın mezar taşlannın başında geçiren asker annelerine de seslenmek istiyoruz ve 'yaşadığımız acılar farklı değil' diyoruz" diye konuştu.

Yaşadıklan acıyı yüreklerinin en derinlerinde hissettiklerini ifade eden Duman, Kürt sorunu çözülmemesi nedc-ınyk- yalda şık 30 yıldır toplumun her kesiminin ağır bedeller ödediğini vurgulayarak, "Ancak acıyı bizim kadar hiç kimse hissetmedi. Bu topraklarda binlerce yıldır yaşayan halklar olarak acıyı paylaşmakta ortak kaderimiz oldu. Bu nedenle gelin hep birlikte, aktık çocuklanmızm tabutlanna değil, kendilerine sarılmak istediğimizi en yüksek sesle haykıralım" şeklinde konuştu.

AKAN KAN DURSUN

AKP'nin Kürt sorununu çözümü konusunda oyalama yolunu seçtiğine işaret eden Duman, bin 500 Kürt siyasetçisi ve belediye başkanının tutuklandığını, adım atılmaması sonucu operasyonlann başladığını Anneler Günü nedeniyle Ankara'ya gelen Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi kadınlar, Tabutlara değil çocuklarına sarılma' talebi ile iki günlük oturma eylemi başlattı. Anneler, 'Artık çocuklarımızın çatışmalarda öldüğü haberini alma korkusuyla yaşamak istemiyoruz' dedi dikkat çekti. Duman, "Yine çocuklanmızm cenazeleri gelmeye başladı. Binlerce çocuğumuz cezaevinde. Çatışmalann ve savaşın berdeli giderek ağırlaşıyor. Genelkurmayın tek bir kişi kalmayana kadar imha politikası, başarısızlığı ortada olan bir politikadır.

Artık çözüm konuşmak için ve gerçeklerle yüzleşmek zorundadır" dedi. Sorunun çözümünün muhataplanyla diyalogdan geçtiğine inandıklarını söyleyen Duman, "Artık akan kan dursun, analar ağlamasın diyor, sesimizi hükümete genelkurmaya duyurmak için burada iki günlük oturma eylemi başlattığımızı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz" diyerek sözlerini sonlandırdı.

BARIŞ İSTEMELİYİZ

Kısa bir konuşma yapan BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis ise, BDP olarak eylemi desteklediklerini belirterek, "Çocuklarını yitirmiş binlerce anadan yalnızca bir bölümü burada. Genelkurmaya yakın bir yerde açıklama yapıp oturmalarına tahammül edilmedi" diyerek, samimi ise Ankara'ya gelen annelerle de görüşme yapmasını temenni ettiğini söyledi. Geceyi Abdi İpekçi Parkı'nda geçirecek olan Banş Anneleri üyeleri bugün Genelkurmay Başkanlığından randevu talebinde bulunacak. Salı günü de BDP'nin TBMM'deki grup toplantısına katılacak olan anneler daha sonra memleketlerine geri dönecek.

BDP, milyonlarca Kürt'ün geleceğiyle oynadı – Zaman               

Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye'de sorunların çözümü için Anayasa'nın bütünüyle değişmesi gerektiğini söyledi.

Partisinin Diyarbakır il kongresine katılan Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada anayasa değişikliğine destek vermeyen BDP'yi de ağır şekilde eleşirdi. Kurtulmuş, "BDP bir kişinin şahsında milyonlarca Kürt'ün geleceğiyle ilgili olumlu adımlar atılması önünde ciddi bir engel oldu." dedi. Saadet lideri, bölgede ekonomik ve sosyal telafi programının hükümet tarafından hayata geçirilmesini istedi.

Partisinin Diyarbakır il kongresinde konuşan Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, kardeşlik mesajları verdi. Türk, Kürt, Alevi, Sünni bütün kesimlerin bin yıldır bu coğrafyada kardeşçe yaşadığını hatırlattı. Son yıllarda ortaya çıkan sorunların çözümünde anayasanın önemine vurgu yaparken anayasa değişikliği çalışmalarını da değerlendirdi. Bu çerçevede BDP'yi eleştiren Numan Kurtulmuş, "BDP, bir kişinin şahsında milyonlarca Kürt'ün geleceğiyle ilgili olumlu adımlar atılması önünde ciddi bir engel oldu." dedi. SP lideri Kurtulmuş, bu sözlerle, BDP'nin teröristbaşı Abdullah Öcalan'dan talimat alarak anayasa değişikliği oylamalarına girmemesine tepki gösterdi. BDP, ikinci turda, parti kapatmaları zorlaştıran 8. maddenin oylamasına bile katılmamıştı.

Kurtulmuş, Kürt meselesinin çözümüne ilişkin önerilerini de şöyle sıraladı: "Anayasa'nın topyekün değiştirilmesi şarttır. Önce terör nedeniyle çocuklarını kaybeden ailelerden, bedel ödeyen herkesten devlet adına özür dilenmeli. Bölgede ekonomik ve sosyal telafi programı hayata geçirilmeli. Savaşın durması, silahların susması, terörün silahları bırakması ve operasyonların durması şarttır. Göç durdurulmalı, yeniden geri dönülmelidir. Ekonomik ve siyasi reform süreciyle herkesin eşit ve özgür yurttaşlar haline getirilmesi şarttır." İktidar ve diğer muhalefet partilerini de eleştiren SP Genel Başkanı, "Anayasa'nın topyekûn değiştirilmesi şarttır. Hükümet bir sürece girdi, ama neyi nasıl yapacağını bilmediği için topu taca attı. CHP ve MHP'nin neye karşı çıktığını ve ne teklif ettiğini bilen bir tek kişi var mı? CHP ve MHP bütün kapıları kapattı." diye konuştu.

Silahlar sussun operasyonlar dursun – Vatan

Kulislerde BDP ile ittifak görüşmeleri yaptığı iddia edilen SP Genel Başkanı Kurtulmuş dün Diyarbakır'dan seslendi: "Terör kayıtsız şartsız sona ersin, çatışmalar da operasyonlar da dursun" SAADET Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş dün partisinin Diyarbakır İl Kongresi'nde konuştu. Kurtulmuş'un 1.5 saat gecikmeyle geldiği kongreye Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt,

sendika, dernek temsilcileri, eski bakan ve milletvekilleri ile çok sayıda partili katıldı. Kurtulmuş, şöyle konuştu:

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ; Bu topraklarda bin seneden fazla kardeşliği yaşadık. Şimdi sorunlar yaşıyoruz. Hükümet bir konuda adım atmaya karar verdiğini zaman, diğer bütün partilerden farklı olarak çözüm üretmeye çalıştık. Kelime kelime düşünerek bu projeyi ortaya koyduk. Başta top yekûn Anayasa'nın değiştirilmesi şarttır. Bununla ilgili neler yapılacağını çok açık bir şekilde ifade ettik. Gördük ki, hükümet işini içine girmiş ama neyin nasıl yapıldığım bilmediği için top taca gitmiştir.

DEVLET ÖZÜR DİLESİN: Devletin terör nedeniyle çocuklarını kaybedien ailelerden, bedel ödeyen herkesten özür dilemesi gerekiyror. Silahlar susmadan makul cevaplar konuşulmayacak. Terör bir türlü durmuyor, terörün kayıttsız şarbsız sona ve silahlarım burakılması gerekiyor. Çatışmaların,, operasyonların durdurulmassı gereldyor. Ama ne yazık ki bm süreçten sonra onlarca evladlımızır öldürüldüğü terör devam ediyor. Kongreye BDP'den il yöneticileri Burhan Karakoç ve Sinan Öngören katılması protokolde krize neden oldu. Konukların oturacağı koltuklara isimleri yazılırken, BDP'iiler bir süre isimlerinin yazıldığı koltukları aradı. Bunun üzerine SP'li görevliler, temin ettikleri plastik sandalyeleri protokol kısmının sonuna yerleştirdi ve BDP'liler buraya oturttu. Bunu protesto eden BDP'liler salonu terk etti.

Türk ve Kürt aydınlar 'ortak bir dil' için toplanıyor – Zaman      

Kürt sorunu, demokratik açılım ile yeni bir ivme kazanırken art arda gelen şehit haberleri, konunun farklı şekillerde yeniden tartışılmasına yol açtı.

Barış için ortak bir dil fikrini geliştiren düşünce kuruluşu 'Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Derneği' (Ekopolitik), Kürt ve Türk aydınlarını 'hassas' illerde bir araya getirmeye çalışıyor. Açılımda henüz fark edilemeyen bir umut ışığı olarak nitelendirilen 'Türkiye'nin Büyük Çatısı' toplantılarının şimdiki durağı ise bayrak yakma olayı ile gündeme gelen Mersin olacak. Türk ve Kürt aydınları Mersin'de bir araya getireceklerini söyleyen Ekopolitik Koordinatörü Ahmet Tarık Çelenk, "Bazı iller provokasyona oldukça dirençli. Mersin bunlardan biri. İnsanların iyi niyetlerini ve sağduyularını ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Ortak bir gelecek tasavvuru oluşturmalıyız." diye konuştu. Derneğin düzenlediği toplantılar ilginç isimleri bir araya getiriyor. Bir tarafta terör örgütü PKK saflarında bulunmuş bir isim, diğer tarafta dağlarda savaşmış bir asker veya eski bir MİT mensubu bulunuyor. Mersin'deki Türkiye'nin Büyük Çatısı toplantısına eski bir PKK üyesi Seydi Fırat, Kürt aydın Altan Tan, eski MİT Müsteşarı Cevat Öneş, Prof. Dr. Murat Belge, eski Özel Kuvvetler görevlisi emekli Binbaşı Mete Yarar, eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen gibi isimler katılacak.

Anayasa Mahkemesi yürürlüğü durdurma kararı veremez' – Sabah

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, anayasa değişikliğinin referanduma gideceğini, gitmesi gerektiğini belirterek, "Gitmediği takdirde tüm kurumlar yıpranır" dedi. Kanal 7 televizyonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çiçek, ''Paketle ilgili Anayasa Mahkemesi'ne başvuru olursa Mahkeme yürürlüğü durdurma kararı verebilir mi'' sorusu üzerine Çiçek, şöyle dedi: "Bence anayasa değişikliği referanduma gidecektir, gitmesi gerekir. Gitmediği takdirde tüm kurumlar yıpranır. Bir ülkeye Anayasa yapıyorsunuz ve bunu milletten kaçırıyorsunuz, millete götürmek için ayak diriyorsanız, kim ayak diriyorsa bu o kurumun bir itibar kaybına sebebiyet verir. Milletin değerlendirmesi biz siyasetçilerden çok daha sağduyuludur. Neden bu kurumları da zan altında bırakıyoruz. Aslında Anayasa Mahkemesinin yürürlüğü durdurma kararı veremeyeceği birçok hukukçu tarafından söyleniyor. Ben bunların sonuca etki etmeyeceği kanaatini taşıyorum. Referanduma gidilir ve gidilmelidir.''

CHP komploya ‘karşı politika’ belirliyor – Milliyet

CHP’li Ateş, Başbakan Erdoğan’ın MİT’e “Görüntüleri kim çekip yayınladı, bulun” talimatı hakkında, “Dostlar alışverişte görsün” dedi

Genel Başkan Deniz Baykal’a ait olduğu öne sürülen görüntünün internette servis edilmesinin ardından yargıya başvuran CHP, soruşturmadan çıkacak sonuca odaklandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın MİT’e “Görüntüleri kim çekip yayınladı, bulun” diye talimat verdiği yönündeki haber için, “Dostlar alışverişte görsün yaklaşımı” dedi. Günlerdir evinden çıkmayan Baykal’ın, Danıştay’ın 142. kuruluş yıldönümü nedeniyle bugün düzenlenecek “Danıştay ve İdari Yargı Günü” törenine büyük olasılıkla katılacağı belirtildi. Baykal’ın, olağan koşullarda çarşamba günleri topladığı MYK’yı da bu törenden sonra saat 11.00’de toplantıya çağırdığı, son gelişmeleri değerlendirerek strateji belirlemek istediği bildirildi.

Evinden takip etti

Görüntülerle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan CHP dün sakin bir gün geçirdi. Baykal gelişmeleri evinden takip etti. Milliyet’e konuşan Yılmaz Ateş, Erdoğan’ın MİT’e verdiği belirtilen “Görüntüleri kim çekip yayınladı, bulun” talimatı için, şu yorumu yaptı:

“Çok umutvari görmüyorum. Çünkü, ihbarın üzerinden 22 gün geçmiş, daha bu suikast ihbarında adı geçen kişilerin yurt dışına çıkış kayıtları bile incelenmemiş. Bu süre, ‘hangi savcılığın yetkili olduğu’ tartışmasıyla geçirilmiş durumda. Para hareketi olup olmadığına bile bakılmıyor. Tam bir sorumsuzluktur gidiyor. MİT’e talimat veriyor. Samsun’da, Kayseri’de atılan yumruklar nedeniyle emniyet müdürleri görevinden alınıyor ama Van’da neredeyse linç ediliyorduk, bir ayı geçti, müdür görevinin başında. Bütün bunlar, bize karşı kurulan tuzaklara karşı ilgililerin bizi nasıl korunmasız, savunmasız bıraktığını gösteriyor. Önleyecek olan MİT’in haberi olmaz mı, dostlar alışverişte görsün yaklaşımı bu.”

 

İktidar himayesi  iddiası

Görüntünün web sayfasında yayınlandığı Vakit gazetesinin temsilcilerinin Cumhurbaşkanı’nın ve Başbakan’ın uçağında ağırlandıklarını anımsatan Ateş, “Bütün bunlar iktidarın himayesinde yapılıyor” dedi.

İki ayrı görüntü birleştirilmiş!..

Mühendislik bilgisine sahip bir CHP’li, Milliyet’e görüntülerle ilgili şu yorumu yaptı: “Bu görüntüde 53 birleştirme yapıldığını gördüm, ayrılma noktalarını tespit ettim. Görüntüyü bilerek eskitmişler. Halıları bile unutmuşlar, aynı görüntüde,  aynı mekânda iki farklı halı görünüyor. Komodin bile birleştirilerek yapılmış, iki farklı resimden alınmış. Görüntüyü dondurup 20 kat büyüten programla bakınca her şeyi görüyorsunuz.”

Ateş, belediye ilişkilerini sordu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ateş, dün Show TV Ana Haber Bülteni’nde, Baykal’a suikast için Sarıgül’le para karşılığında anlaştığı öne sürülen Mithat Yılmaz ve adamlarının, belediye ile olan ilişkilerini sordu. Ateş, şunları kaydetti: “İhbarnamede adı geçen Mithat Yılmaz’ın adamları Ahmet Akgün, Habip Akgün, Recep Katılmış, Fatih Yurttaş, Cevdet Karamahmutoğlu, Mahmut Hanedar, Bülent Şener. Bunlar Şişli Belediyesi’nin müteahhitleri mi, değil mi?”

‘İnadına Baykal’ inadına sol’

CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından önceki akşam düzenlenen “İktidar Yolunda Dayanışma Gecesi”nde, “İnadına Baykal, inadına sol” sloganları atıldı. CHP İstanbul İl Başkanlığınca Yeşilköy’deki WOW Otel’de düzenlenen geceye, CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamayligil, CHP Genel Saymanı ve Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek, CHP İstanbul milletvekilleri Nur Serter, Bayram Meral, Mehmet Ali Özpolat, Sacit Yıldız, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Yönetmen Mustafa Altıoklar, sanatçılar Ali Rıza Binboğa ve Müjde Ar ile çok sayıda partili katıldı. Gecede, CHP’nin bugüne kadar İstanbul’da yaptığı çalışmaları anlatan sinevizyon gösterisi izletildi. Geceye katılmayan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın görüntüsü ekrana yansıdığında CHP’liler, “İnadına Baykal, inadına sol” diye slogan attı. Gecede, sanatçılar Hüseyin Turan, Edip Akbayram, Berdan Mardini, Davut Güloğlu ve Işın Karaca sahne aldı.

Çiçek: Komplo yiyor komplo içiyoruz – Milliyet

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a ait olduğu öne sürülen ve özel görüntüler içeren video kaydının ortaya çıkmasının ardından, Baykal’ı arayıp “Geçmiş olsun” dediğini söyledi.

Çiçek, referandum öncesinde bir komplo yapıldığına ilişkin yorumları, “Komplolardan artık Türkiye bıktı, usandı. Kahvaltı yerine komplo yiyoruz, öğle yemeği yerine komplo içiyoruz. Komplo sektörü maşallah yüzde yüz kapasiteyle çalışıyor” diye değerlendirdi. Kanal 7 televizyonunda önceki akşam gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çiçek, Baykal’a ait olduğu iddia edilen görüntülerle ilgili soruyu, şöyle yanıtladı: “Sayın Baykal’ı siyaseten eleştiririz, o bizi eleştirir, düşüncelerimizi, fikirlerimizi söyleriz, politikalarımızı karşılıklı beğeniriz beğenmeyiz, işin bu kısmı ayrıdır. Ama, gündemdeki konu söz konusu olduğunda yargının bu işi netleştirmesi en doğru olanıdır. Belden aşağı vurarak siyaset yapılmasını da ben şahsen doğru bulmam.”

Çiçek, “Sayın Baykal ile görüştünüz mü?” sorusunu, “Geçmiş olsun diye aradım. Siyaset nezakettir. Neyi yapıyorsak nezaket çerçevesinde yapmamız lazım. Gerçeği ortaya çıkaracak yargıdır” diye yanıtladı.

Ailemle üstesinden gelirim – Hürriyet

Siyasette deprem etkisi yaratan ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la, kendisine ait olduğu iddia edilen kaset için Hürriyet muhabirine konuşan CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok, “Açıklama yapmak istemiyorum. Yapmayacağım da. Ancak ailemle birlikte bu sürecin üstesinden geleceğiz” dedi.

Kaset olayından sonra Baykal’la görüştüklerini de anlatan Baytok, bu konuda da açıklama yapmayacağını söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a ait olduğu ileri sürülen kasetin internette yayınlanmasının siyasette yarattığı deprem sürerken, görüntülerde olduğu iddia edilen kadın, CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok, ilk kez konuştu. Baytok, Hürriyet’e, “Ailemle birlikte bu sürecin üstesinden geleceğiz” dedi. Cuma gününden itibaren Türkiye’nin gündemine oturan görüntülerle ilgili olarak yorum ve açıklama yapmak istemeyen Nesrin Baytok’un yaşadığı stres, ses tonuna da yansıyordu. Baytok, kendisine telefonla ulaşan Hürriyet muhabirine, “Açıklama yapmak istemiyorum. Yapmayacağım da. Ancak ailemle birlikte bu sürecin üstesinden geleceğiz” dedi.

Evde değilim

Baytok, evinde kalmadığını, ancak Ankara’dan da ayrılmadığını bildirdi. “Görüntülerin yayınlanmasının ardından Baykal’a görüştünüz mü?” sorusuna Baytok, “Evet görüştük. Ancak bu konuda da açıklama yapmayacağım” karşılığını verdi. Baytok kısa yanıtlarının ardından, “Görüşmeyi daha fazla sürdürmek istemiyorum” diyerek telefonu kapattı.

Baykal’a sürpriz

Öte yandan, hayatının en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşayan CHP Genel Başbakanı Deniz Baykal ve eşi Olcay Baykal’a, kızı Aslı Baykal, oğlu Ataç Baykal ve gelini Nazife Baykal’dan Anneler Günü sürprizi geldi. Anneanneleriyle yaşamlarını sürdüren çocukları Mehmet ve Alican’ı da gerekçe göstererek, dün sabah saatlerinde Antalya’dan Ankara’ya gelen Aslı Baykal babasına sürpriz yaptı.

Ailece kahvaltı

Ağabeyi Ataç Baykal’ı da programa dahil eden Aslı Baykal, tüm aileyi dün sabah kahvaltısında topladı. Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal’a vereceği çiçeğin hazırlanması görevini de Aslı Baykal üstlendi. Deniz Baykal’ın moralini yükselten “Anneler Günü Kahvaltısı”nı, çiftin Ankara Angora Evleri’ndeki konutunda Olcay Baykal hazırladı. Baykal, bugün, ailesinden aldığı moralle, Danıştay’ın kuruluş yıldönümüne katılarak, basının karşısına çıkacak.

3 bakana talimat – Sabah

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu iddia edilen gizli kamera kayıtları ile ilgili olarak üç bakana talimat verdiği öğrenildi. Erdoğan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'dan, olayla ilgili bulgu, veri ve soruşturma çerçevesinde elde edilen tüm sonuçların direkt Baykal ve CHP'ye iletilmesini istedi. Erdoğan'ın soruşturma aşamasında yargı boyutu, soruşturma aşamasında ele geçen istihbarat bilgileri ve kasetle ilgili teknik bulguların da kamuoyuna sızmadan, CHP yönetimi ve gerekirse sadece Baykal'a iletilmesi yönünde ısrarcı olduğu öğrenildi.

Önder Sav ruh doktoruna gitsin – Hürriyet

Türkiye Değişim Hareketi (TDH) lideri Mustafa Sarıgül, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın anıt mezarını ziyareti için geldiği İzmir’de “Sayın Önder Sav’ın ruh doktorlarına ve hekimlere kendini göstermesi lazım” dedi.

Adnan Menderes Havalimanı’na gelişinde soruları yanıtlayan Sarıgül, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yönelik suikast girişimine yönelik şunları söyledi:

Senaryo yazdılar

Sayın Baykal ve arkadaşları büyük bir heyecan, sıkıntı içindeler. Güçlenmeye başladığımız andan itibaren bize bir şey yapacaklarını düşünüyordum. Sayın Önder Sav’ın acele ruh doktorları ve hekimlere kendini göstermesi lazım. Zaman geliyor peygamberimiz ile ilgili laflar ediyor, zaman geliyor masasının başında telefonunu açık unutarak başka şeyler söylüyor. Şimdi de bir senaryo yazdılar, onu oynamaya çalışıyorlar.

Çamura bulaşmayız

Herkesten çok sayın Baykal’ın sağlığını koruması lazım. Allah Baykal’a sağlıklı uzun, mutlu ömür versin. Kendi içine düştükleri çukura TDH’yi de çekmeye çalışıyorlar. Bunların bulaştıklarını çamura TDH bulaşmayacaktır. Bu konuda yarın (bugün) saat 11.00’de basın toplantısı yapacağım.

Yargı lehimize

Baykal ve arkadaşlarıyla, attıkları iftiralardan dolayı yargı önünde defalarca hesaplaştım ve yargıdan her zaman lehimize karar çıktı. İnanıyorum ki yüce yargı da yine aynı şekilde tecelli edecektir. Ama sayın Baykal ve arkadaşlarının heyecanını anlıyorum, hak veriyorum. Allah sayın Baykal ve arkadaşlarının yardımcısı olsun. Ölüyü, diriyi bırakıyorlar, gözlerini TDH’ye dikiyorlar. Korkunun ecele faydası yok. TDH halkın gücü ve teveccühü ile ‘Bismillah’ diyerek yolunda ilerliyor. Kendi çamurlarını, çok rica ediyorum başkalarına bulaştırmaya kalkmasınlar.

Neden beklediler?

Bu olay tam deli saçması. Kendileri hedef değiştirmeye çalışıyorlar. Düşünün ki vali bir açıklama yapıyor, isimsiz. Boş bir inşaattan bir adresle gönderilmiş. Tamamen bir deli saçması. Aynı gün neden söylemediler ki, neden beklediler?

Rahat ol Zübeyde Ana

TÜRKİYE Değişim Hareketi (TDH) Lideri Mustafa Sarıgül, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın kabrini ziyaret etti. Sarıgül, TDH’nin Anneler Günü etkinliklerini bundan sonra Zübeyde Hanım’ın mezarı başında yapacağını söyledi. Sarıgül “Büyük Önder Atatürk’ü dünyaya getiren Zübeyde Hanım, Türkiye’nin annesidir. Rahat ol Zübeyde Ana, yetiştirdiğin Mustafa Kemal’in düşünceleri, Mustafalarla ve TDH ile ilelebet yaşayacaktır” diye konuştu. Sarıgül, Anıtkabir ve 81 ilden getirttiği toprakları Zübeyde Hanım’ın mezarına döktü.

Teğmenin şehit düştüğü Lice saldırısına soruşturma – Sabah

Lice'de teğmen Ahmet Altunoğlu'nun şehit düştüğü çatışmayla ilgili şüpheler üzerine savcılık olaya el koydu

Lice kırsalında terörist ateş sonucu şehit olduğu açıklanan piyade teğmen Ahmet Altunoğlu'nun vurulmasıyla ilgili olarak Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açtı. 1 Mayıs Cumartesi gecesi meydana gelen olayın ardından PKK'dan "Bizimle ilgisi yok. Olay operasyondan dönen askerlere karakol güçlerince ateş açılması ve kendi aralarında çıkan çatışma sonucu olmuştur" duyurusu gelmişti. Başsavcılık'ın talebi üzerine, olay gecesi teğmenle aynı timde yer alan Tapantepe 5. Komando Tabur Komutanlığı'ndan 1'i astsubay 10 asker perşembe günü sorgulandı. 8 saatlik sorguda askerler, arazi tarama faaliyetinden tek sıra halinde yürüyerek dönerken Abalı karakoluna 1.5 kilometre, Bingöl- Diyarbakır karayoluna ise 50 metre mesafede ağaçlık bir alanda kendilerine 4 namludan ateş açıldığını söyledi. İfadelerde şöyle denildi: "Saat 20.30 sıralarıydı. Hava karanlıktı. 4 namlu ağzından bize ateş açıldığını gördük. Teğmen ile yaralanan arkadaşımız önde yan yana yürüyordu. Teğmen ilk ateşte şehit oldu, yanındaki arkadaşımız ise kafasındaki miğferden dolayı yaralı kurtuldu. Biz de makineli tüfek, roketatar ve piyade tüfeklerimizle bize ateş açılan yere doğru ateş açtık. Onlar tek tek, biz ise seri bir şekilde araziyi taradık. Teröristler hava karardığı ve ormanlık alana kaçtığı için sıcak takip yapamadık. Ancak 4 kişi olduklarını gördük. Çatışma 15 dakika kadar sürdü."

BAŞKA KOVAN YOK

Bu arada olay yerinde 20 kişilik timdeki askerlerin silahına ait toplam 213 boş kovan bulundu. Yabancı menşeli başka boş kovan ele geçirilemedi. Şehit teğmenin kalbine isabet eden mermi çekirdeğinin de hangi silaha ait olduğu belirlenemedi. Savcılık, teğmenin vücudundan çıkan mermi çekirdeğinden numuneyi kriminal laboratuvara gönderdi.

Molotof eylemcisine 30 yıl istemi – Sabah

İstanbul'da birçok molotoflu eylemi örgütlemekle suçlanan, PKK/Kongra-Gel örgütünün gençlik yapılanması Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi'nin İstanbul sorumlusu olduğu belirtilen Selçuk Akagündüz'ün 30 yıla kadar hapsi istendi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı iddianamesinde zanlı, "Terör örgüt üyeliği, örgüt propagandası ve patlayıcı bulundurmak"la suçlanıyor.

Eylemde vuruldular, 16'şar yıl hapisleri isteniyor – Radikal

Demokratik Toplum Partisinin (DTP) üyeleri Nurettin Doğan ve Şevket Aslan, geçen aralık ayında partilerinin kapatılmasını protesto için Beyoğlu’ndaki il örgütü önünde yapılan eyleme katıldı. Dolapdere’de bir grubun salıdırısına uğrayan ve vurulan Aslan ile onu hastaneye götüren Doğan hastanede gözaltına alındı. Altı ay tutuklu kalmalarının ardından kabul edilen ve sadece yarım sayfa olan iddianamede 16 yıl hapis cezasına çarptırılmaları istendi.

Anayasa Mahkemesi’nin DTP’yi kapatması sonrası DTP İstanbul İl Örgütü, 13 Aralık’ta Tarlabaşı’ndaki binası önünde protesto açıklaması yaptı. Eyleme, aralarında 39 yaşındaki esnaf Şevket Aslan ile 18 yaşındaki işçi Nuredin Doğan’ın da bulunduğu değişik ilçelerden partililer katıldı.

DTP’lilerin iddiasına göre, Romanların oturduğu Dilbaz Sokak’ta toplanan grup kendilerine silahla saldırdı.

Olayda Aslan bacağından vuruldu ve daha önceden tanımadığı Nurettin Doğan’dan yardım istedi.  Doğan, Aslan’ı araca bindirip Haseki Hastanesi’ne götürdü. Bu sırada polis, onları hastanede yakaladı.

İki kişi ‘terör örgütü üyeliği ve kamu malına zarar vermek’ten savcılığa çıkarıldılar. İfadelerinde, ‘kanıt’ olarak eylemde topluluk içinde dururken ve hasteneye gitmek için araca binerken çekilmiş iki fotoğrafları gösterildi.

Yarım sayfa iddianame

İki mağdur 14 Aralık’ta cezaevine konuldu. İlk iddianame geri çevrilince Savcı Mustafa Çavuşoğlu, ikincisini hazırladı. Aradan tam beş altı ay geçti. Savcı Çavuşoğlu, iki DTP’linin tutuklu halde geçirdiği o beş aylık sürede sadece yarım sayfalık iddianame yazdı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 7 Mayıs’ta kabul ettiği iddianameye göre; 13 Aralık 2009’da iki şüphelinin de içinde bulunduğu grup PKK adına slogan atmış, ikisi İETT otobüsü olmak üzere yedi aracın ve bir evin camlarını taş ve sopalarla kırmıştı. Fakat iddia edilen bu suçları iki şüpheli tarafından işlenip işlenmediği belirtilmedi. Üstelik Savcı Çavuşoğlu, Şevket Aslan’ın yaralandığı silahlı saldırı için, “Olay mahallinde bir grup mahalleli vatandaşın olaya müdahale etmesi” dedi. Beş ay sonra hazırlanan yarım sayfalık iddianamede vurulan kişinin Aslan değil, Doğan olduğu yazıldı.

İki DTP’linin avukatı Mustafa Eraslan, iddianamede, anılan suçların şüphelilerle ilişkilendirilmediğini belirterek, şunları söyledi: “Bu şuçları kim yaptı? Bunlar mı yaptı? Belli değil. Tanık da yok. Buna rağmen altı ay yattılar.” İki DTP’li iddianamenin kabul edildiği gün tahliye edildi.

İran 5 PJAK’lıyı idam  etti – Milliyet

İran’da PKK’nın uzantısı olan PJAK üyesi 5 kişi terör eylemlerine karıştıkları gerekçesiyle dün idam edildi.

Fars Haber Ajansı, çeşitli kentlerde bombalama eylemlerine karışan devrim karşıtı 5 kişinin asılarak idam cezasının Tahran’daki Evin cezaevinde dün sabah infaz edildiğini duyurdu. ISNA haber ajansı da PJAK üyelerinin “Allah’a düşmanlık” etmekten suçlu bulunduğunu belirtti. İdam edilen 5 mahkûmun işledikleri suçlar arasında, Türkiye’ye gelen doğalgaz boru hattının bombalanması eyleminin de bulunduğu belirtildi. Mahkûmların isimleri Şirin Alemhuli, Ferzad Kemangar, Ali Haydaryan, Ferhad Vakili ve Mehdi Eslamyan olarak açıklandı.

Müzakerelere dönülüyor – Milliyet

Filistinli Başmüzakereci Saib Erekat, İsrail ile Filistinliler arasında yaklaşık birbuçuk yıldır kesilmiş bulunan barış görüşmelerinin, “yakınlaşma” adı altında yeniden başladığını ilan etti.

Erekat’ın açıklaması, iki taraf arasında dolaylı barış görüşmelerini başlatmak üzere, geçen salı akşamından beri bölgede temaslarda bulunan ABD Orta Doğu Temsilcisi George Mitchell’in, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Ramallah’ta dün yaptığı görüşmenin ardından geldi. Mitchell, 4 ay süreyle taraflar arasında mekik diplomasisi yoluyla görüşmelerde bulunacak.

ABD: Times eyleminin arkasında Taliban var – Milliyet

ABD Adalet Bakanı Eric Holder, New York kentinin Times Meydanı’ndaki bombalı araçla saldırı girişiminin arkasında Pakistan Talibanı’nın bulunduğunu söyledi.

ABC televizyonunun “This Week” programında konuşan Holder, saldırının arkasında Pakistan Talibanı’nın olduğuna dair şimdi daha ileri kanıtlara sahip olduklarını ifade etti. Holder, İslamabad hükümetinin, saldırının zanlısı Pakistan doğumlu Amerikan vatandaşı Faysal Şahzad’ın girişiminden haberdar olduğuna ilişkin bir iddialarının olmadığını da vurguladı.

ABD askeri Kızıl Meydan'da – Sabah

Kızıl Meydan'da gerçekleştirilen Zafer Bayramı kutlamalarına NATO üyesi ABD, İngiltere ve Fransa'nın da askerleri katılarak bir ilke imza attı

İKİNCİ Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nın mağlup edilmesinin yıldönümü olan 9 Mayıs Zafer Bayramı 65. yıldönümü törenlerinde, Rus ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin yanı sıra ilk defa Amerikan, İngiliz ve Fransız askerleri de Kızıl Meydan'daki kutlamalara katıldı. Önceki yıllarda yapılan 9 Mayıs Zafer Bayramı törenlerinde Batı ülkeleri Rusya'nın eleştirilerinin odağına yerleşirken, Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev bu yıl Amerikan, İngiliz ve Fransız askerlerinin de katıldığı törenlerde Batı ülkeleriyle işbirliğinin altını çizdi. Medvedev, Kızıl Meydan'daki törenlere katılan 11 binden fazla yerli ve yabancı askere yönelik konuşmasında, 'Bu görkemli askeri geçitte Rusya, BDT ülkeleri ve Hitler karşıtı koalisyon ülkelerinin askerleri bulunuyor. Bizler günümüzdeki mevcut tehditlere sadece ve sadece birlikte karşı koyabiliriz' dedi. Küresel güvenlik sorunlarının da sadece iyi komşuluk ilişkileri sayesinde çözülebileceğini ifade eden Medvedev, 'Bütün dünya genelinde adalet ve refahın yerleşmesini sağlayacak küresel güvenlik sadece iyi komşuluk ilişkileri sayesinde olabilir. Bu sayede gelecek nesillerin özgür ve mutlu şekilde yaşamaları sağlanabilir' diye konuştu. Rusya Komünist Partisi ve İkinci Dünya Savaşı gazileri Amerikan, İngiliz ve Fransız askerlerinin törene katılmasını kınadı. Komünist Parti taraftarları törenlerin ardından yaptıkları yürüyüşte, 'Ulu Stalin ile gurur duyuyoruz' sloganları atarak NATO askerlerinin Kızıl Meydan'da yürüyüşünü protesto ettiler. Bir kamuoyu yoklamasına göre, Rus halkının yüzde 55'i NATO askerlerinin Kızıl Meydan'daki geçitte yer almasını destekledi, halkın yüzde 28'i karşı çıktı.

RUSLARDAN GÖVDE GÖSTERİSİ

Tanklar, zırhlı personel taşıyıcıları ve Topol-M tipikıtalararası balistik füzeler boy gösterirken, savaş uçakları ve helikopterler de Kızıl Meydan üzerinde uçtu. Törene Amerikan, İngiliz ve Fransız askerleri 75 kişilik birlikler halinde katılırken, 11 bin Rus askerinin yanında Türkmenistan ve Polonya birlikleri de yer aldı.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.