Rudaw’ın Gerçek Kimliği MİT ve Yeşil Ergenekon Mu?
Haberler / 04 Eylül 2013 Çarşamba Saat 06:28
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rudaw’ın bu özel savaş politikaları tehlikeli olduğu kadar, Kürt halkı nezdinde suç teşkil eden sebeplerdir. Rudaw’ın bu kirli yaklaşımlarına karşı, PYD, BDP ve KCK gibi kurumlar haklı olarak Rudaw’a konuşmama ve demeç vermemeye başladı. Lekolin.org'ta TC. Dışişleri Bakanlığı imzalı gizli ibareli 10 maddelik belgede, Rudaw televizyonun Türk devleti tarafından yeni konsept çerçevesinde Kürt Özgürlük Hareketine karşı psikolojik harekat kapsamında kurulduğu aktaran belge yayınlanmıştı.

Rojava halkı uluslararası gerici güçlerin ittifakları ile gelişen saldırı ve katliamlarına karşı büyük bir direniş ve kararlılıkla var olma savaşını veriyor. Bu var olma savaşında onurlu Kürtler ve kimi demokratik çevreleri desteklerini sunuyor. Kürt halkının son 35 yıllık onurlu mücadelesinde düşman silahlarını omuzlayıp Kürt halkını arkadan vuran çete odakları şimdi farklı bir kulvarda saldırılarını sürdürüyor.

Kürt halkının çete olarak isimlendirdiği bu hain şebekelerin uzantıları maddi çıkar karşılığında kırsaldaki silahlı güçlerden tutalım, medya, bürokrasi ve uluslararası alanda geniş bir yelpazede aldıkları desteklerle Kürtleri sürekli arkadan hançerlemeye devam etti. İşin tehlikeli boyutu Kürt halkına karşı savaşmak değildi. Geçmişte özgürlük değerlerini düşmana peşkeş çeken, karalayan, düşman katliamlarını meşrulaştıran yaklaşımlarını şimdi Rojava devriminde de aynı şekilde sürdüren yaklaşımlar vardır.

ÖZEL SAVAŞIN ROLÜNÜ RUDAW ALDI

Geçmişte Kuzey Kürdistan’da çete odaklarının oynadığı rolü şimdi Güney Kürdistan’da kimi odaklar oynuyor. Bu odakların sözcüsü durumundaki sözde yayın organın adı ise Kürtlerce çoktan üzeri karalanan Rudaw adlı yayın kuruluşudur.

Geçmişte bu kurumun Kürt Kurumu olma olasılığı üzerinde kimi değerlendirmeler ve yorumlar olmuştu. Zira Rudaw’da gazete olarak başladığı yayın hayatına daha sonra arkasındaki gizli güçler Tv’yi de ekleyerek büyük bir kesime hitap etmeyi bu şekilde özgürlük değerlerine karşı alternatif bir yayıncılık ortaya çıkarmaya çalışıyorlardı. Kuruluşundan sonra nerde bir dönek, bir hain, işbirlikçi varsa bilerek ve seçerek kendi bünyesine aldı. Rudaw bu büyümeyi hızlı bir şekilde yaşarken gözlere hitap etmek için gerçek yüzünü gözleyen makyaj ağırlıklı görsele hitap ederken, diğer yandan da ulusal değerlere vurgu yapmaktan geri durmadı. Bununla da geniş kitleleri kandırmayı ve kimi Kürt avanak çevrelerini şemsiyesi altına almaya çalışıyordu.

RUDAW’I ÖZEL SAVAŞ KURUP ORGANİZE EDİYOR

Ancak onun bu makyajlı hali fazla uzun sürmedi. Rudaw’ın bir kirli politikanın ürünü olduğu hemen her Kürt son üç dört aylık yayınlarına baktığında rahatlıkla görebildi. Neden böyle bir yayın politikasını izledi.? Bu kurumun arkasında hangi güçler vardı ki, Rojava halkının yaşadığı katliamları karalayan, çarpıtan ve dezenformasyona uğratan yayınları ısrarla sürdürüyordu. Şüphesiz Rudaw’ın bu pervasızlığın arkasında birinci derecede KDP’nin hegemonik ve geleneksel işbirlikçi politikaları yatıyor. Ancak dahası var ki, sadece işin içinde KPD’nin dışında uluslararası güçlerin devrede olduğu açığı çıktı.

Tekke düştü kel göründü, bir yere kadar Rudaw bu kirli yüzünü saklamaya çalıştı. Ancak ortaya çıkan bilgi ve belgeler artık bu kurumun bir Mit ve çete tarafından organize edildiği netleşmiş oldu. Zira Rudaw’ın Türk MİT’i ve yeşil Ergenekon tarafından organize edildiği, finanse edildiği ve izleyecek yolunun bu kesimlerce belirlendiği şu açıdan önemlidir. Rojava halkı büyük bir katliam, sürgün ve soykırım politikalarına uğratıldığı son üç dört aylık süreçte en kötü misyonu yükleyen Rudaw hep ortalığı bulandırmaya, yalanları gerçekmiş gibi göstermeye çalıştı. Rojava’da Kürt halkı katliamlara maruz kaldı ama bu idoğu belirsiz kurum, PYD ve YPG’yi karalayan ve itibarsızlaştıran yayınlar yaptı. Rojava halkı en insani yardım ve desteğe muhtaçken Rudaw KDP’nin kapattığı Güney-Rojava kapısı olan Sêmalkanın açık olduğunu ısrarla söyleyip insanların kafasını karıştırdı. Olmayan olayları olmuş gibi verdi.

Geçmişte Kürt halkının değerlerine saldıranlara Kürtler çete olarak nitelendirdi. Türk devletinin kültürel soykırım politikalarını meşrulaştıranlara Kürtler kültür çeteleri olarak isimlendirdi. Kürt toplumu canlı bir organizmadır. Çürük, sahte, ikiyüzlü hiçbir kesimi içinde barındırmayıp dışa atıyor. Kürt halkı Rojava yayınlarından dolayı Rudaw’ı bir basın yayın çete odağı olarak isimlendirip, ona her alanda boykot etmeye başladı. Bu karar Kürt halkının en insani ve en temel demokratik hakkıdır.

RUDAW’IN SALDIRILARI  ÇETELERİN SALDIRILARI İLE BİRLİKTE BAŞLADI

Çünkü Rojava halkı kendi iradesini ilan ettiği! 19 Temmuz devriminin yıl dönümünden sonra büyük bir saldırı dalgası ile yüzyüzedir. Her gün bomba yüklü araçların patlatıldığı,  katliam, sürgün, tecavüz ve insanlık dışı uygulamaların geliştiği Rojava’da kendisine sadece Kürdüm değil, insanım diyen her insan ve kurumun en azındın insani duygularını esirgememesi gerekirdi. Ama ne yazık ki, bırakalım destek sunmayı, malesef Kürt halkının değerleri üzerine kurulan Rudaw saldırgan ve çetelerle aynı kulvarda, aynı mevzide Rojava halkına saldırdı. Hem de en kirli silahlarla.  Kürtlere saldıranları değil de, Kürtlerin var olma savaşında ipi göğüsleyen, PYD ve YPG güçlerine karşı özel savaşı en üst düzeyde yürüttü. Olmayan haberleri gerçekmiş gibi vermeye çalıştı, karalama ve itibarsızlaştırma kampanyasının öncüsü oldu. Dahası Rojava’da yaşanan katliamları bile olup olmadığına dair insanların kafasına şüphe koydu.Sêmalka kapısı kapalı olmasına rağmen sürekli açık olduğunu söyledi.

Rudaw’ın bu özel savaş politikaları tehlikeli olduğu kadar, Kürt halkı nezdinde suç teşkil eden sebeplerdir. Rudaw’ın bu kirli yaklaşımlarına karşı, PYD, BDP ve KCK gibi kurumlar haklı olarak Rudaw’a konuşmama ve demeç vermemeye başladı. Lekolin.org'ta TC. Dışişleri Bakanlığı imzalı gizli ibareli 10 maddelik  belgede, Rudaw televizyonun Türk devleti tarafından yeni konsept çerçevesinde Kürt Özgürlük Hareketine karşı psikolojik harekat kapsamında kurulduğu aktaran belge yayınlanmıştı. Bu belgede Rudaw’ın özel savaş güçlerince kurulduğu, desteklendiği ve organize edildiği ortaya çıkmış oldu. Gerçek kimliği ortaya çıkan Rudaw Kürt halkı nezdinde bir özel savaş aracı olarak görülüp, izlememe kampanyaları hızla yayılmaya başladı. Ne diyelim Kürt halkı özgürlük yolunda önüne çıkan kirlenmiş parçaları hızla söküp atmayı gelişimin bir aracı olarak görüyor.

Devrim Dicle

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info



Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.