Kasım Engin
Bir Halkın Tarihçisini Yitirmek
05 Kasım 2018 Pazartesi Saat 11:07

Ethem Xemgin’i kaybettik. Ancak kaybedilen sadece bir birey değildir. Elbette bir bireyin aramızdan ayrılışına da üzülürüz. Hele ki o bireyle az çok benzer bir bakışa ve de aynı yol için birlikte mücadele edilmiş ise. Belirttiğimiz gibi kaybettiğimiz sadece bir birey değildir. Ethem Xemgin bunun da ötesinde hepimize bir şeyler katmış bir kişilik, bir birey bir tarihçi. Hem de Kürdistan tarihçisi. Ve Ethem Xemgin’in büyüdüğü ortamlarda, büyüdüğü zamanlarda ve de mekânlarda Kürdistan tarihiyle uğraşan insan sayısının parmakla sayılacak kadar az olduğunun bilinciyle bunları ekleyelim. Kürdistan tarihi ile uğraşmak onun zamanında ölümlerden ölüm beğenmek olduğu için oldukça da riskli bir işti.

Uzatmadan belirtelim ki; Ethem Xemgin tüm Kürt halkına ve coğrafyamızda yaşayan farklı inanç kimliklerine çok şey katmış bir isim, bir kişilik. Böyle bir kişi ise tanımak ya da zamanında tanışmış olmak elbette büyük bir şans.

Kendim Ethem Xemgin arkadaşla muhtemelen 1988 ya da 1989 yılında tanışmıştım. Hatırladığım kadarıyla Avrupa’nın Bonn kentinde Yurtsever Aydınlar Birliği’nin kongresiydi. O yıllarda çok gençte olsak, öğrenci olduğumuz için bizim de kongreye katılmamızı arkadaşlar istemişti. Ve biz de katılmıştık. 400’e yakın aydın birçok farklı ülkeden gelerek katılmışlardı. Doğrusu bir genç olarak bu düzeydeki bir katılıma hem sevinmiş hem de etkilenmiştim. Bu toplantıda en çok aklımda kalan ise Ethem Xemgin arkadaştı. Ethem Xemgin’in Kürdistan Tarihi kitabını okumuştum. Ethem Xemgin kitabının sonuç bölümünde Kürtlere ilişkin bir yorum yapmıştı. Ancak yorumu çok açık yapılmamış da olsa, o zamanki kavrayışıma göre Kürtlerin Kuzey Avrupa’dan yani İskandinavya’dan Kürdistan’a geldikleri tezinin aksine, Kürtlerin orijin olarak Kürdistanlı olduklarını, dışarıdan gelmediklerine dönük görüşleriydi. O zamanlar yaygın tez Kürtlerin Kuzey Avrupa’dan Kürdistan’a geldikleri teziydi. Kabul gören tez de buydu. Ancak Ethem Xemgin arkadaşın kendi yaptığı araştırmalar sonucu vardığı sonuç; Kürtlerin Ortadoğulu olduklarıydı. Ve bu düşünce beni çok etkilemişti.

İşte Kürdistan Aydınlar Birliği’nin bu kongresinde etkilendiğim bu görüşleri bire bir tartışabilme, konuşa bilme imkânı bulduğuma sevinmiştim. Bir yolunu bulup Ethem Xemgin arkadaşla konuşma fırsatı bulduğumda, sonuç bölümünde ne demek istediğini, nasıl anlamamız gerektiğini sorduğumda, karşı bir soruyla benim ne anladığımı sormuştu. Kendisine, sizin görüşlerinize göre-açık yazılmamışta olsa- Kürtlerin Ortadoğulu olduklarını çıkardığımı ifade ettiğimde, gülmüştü. Ve de eklemişti, “kim nasıl anlarsa öyle olsun,” demişti. Yaygın inanç Kürtlerin Kuzey Avrupa’dan geldikleri inancı olduğu için Ethem Xemgin’in iddiası ya da tezi ciddi bir cesaret işiydi.

Bu tartışmayla tanışmıştık. Kendim o yıllarda sıklıkla kütüphanelere girip Kürdistan’a ilişkin belgeler çıkarıyordum. Kopyalarını çekiyordum. Bu özelliğimi kendisiyle paylaştığımda, kendisine bulduğum her belgeyi göndermemi istemişti ve ben de öyle yapmıştım. Kendisine çok sayıda Almanca materyali zamanla göndermiş ve böyle bir ilişkimiz olmuştu. Ancak bu ilişki çok uzun yıllara yayılmadı, çünkü kendim aradan çok zaman geçmeden yönümü Kürdistan’a vermiştim. Yönümü Kürdistan’a versem de, Kürtlerin Ortadoğulu daha doğrusu orijin olarak Kürdistanlı olduklarını ben de ikna olmuştum. Bu görüşlerimi kimi zaman eğitimlerde paylaşsam da, çok kabul edildiğini söylemek zordur. Çünkü belirttiğim gibi esas görüş Kürtlerin dışarıdan Kürdistan’a geldiklerine dönük görüştü.

Bu konuyla bağlantılı olarak partimizin PKK’nin 5. Kongresine dönük bir anım da vardır. O zaman Rüstem Cudi arkadaşla aynı koğuşta kongre delegesi olarak kalıyorduk. Nasıl oldu tam hatırlamasam da, konu dönüp dolaştı Kürtlerin nereden geldiklerine sıra geldiğinde ortaya çıktı ki Rüstem arkadaşta Kürtlerin orijinal olarak Kürdistanlı olduklarını düşünüyor. Epey bir tartışma ardından ortak kararımız gereği Rüstem arkadaş zaten değişen bir parti programı söz konusu olacağı için Kürtlerin Avrupa’dan geldiklerine dönük tezin yanlış olduğunu, asıl doğru olan ise Kürtlerin Kürdistanlı olduklarına dönük görüşümüzü kongrede paylaşacaktık. Ve bu paylaşımı da Rüstem arkadaş yapacaktı. Nitekim sıra parti programına geldiğinde Rüstem arkadaş söz almış ve Kürtlerin Avrupa’dan gelmediklerini, Kürtlerin orijin olarak Ortadoğulu ve esasta da Kürdistanlı olduklarını söylediğinde, divanın çok sert eleştirel cevabıyla yerimize çakılmıştık.

Yerimize çakılmaya çakıldık ancak hep doğru olanın Kürtlerin orijin olarak Kürdistanlı olduklarına olan inancımı hiç yitirmedim. Nitekim Rêber Apo AİHM diye bilinen Sümer Devletinden Halk Cumhuriyetine adlı savunmasında “Kürtlerin Avrupa’dan gelmediklerini Kürtlerin orijin olarak Kürdistanlı olduklarını, buradan kültürel olarak Aryen kültürün başka sahalara yayıldığını” ifade etmişti.

Kendim okumamışta olsam Rêber Apo’nun Ethem Xemgin’i kastederek, “kendisine söyleyin Kürtlere ilişkin tezi doğrudur” sözü esasta Ethem Xemgin’in nasıl bir tarihçi olduğunu göstermeye yeter de artar da.

Ethem Xemgin’i başkaları elbette yazacaklardır. Ancak belirteyim ki, Kürdistan tarihi açısından yeri, bize bıraktıkları ve de bize ektikleri hep anılacak ve onun hak ettiği yeri ise Kürdistan Özgürlük Mücadelesinde hep yaşatacağımıza ailesi şahsında tüm Kürt halkına söz veriyoruz.


Kasım ENGİN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html