9, 6-7-8 ve 10 EKİM
12 Ekim 2018 Cuma Saat 17:09
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Cemal Şerik

Kürdistan ve Türkiye toplumlarının tarihinde Ekim ayı önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle de toplumsal reflekslerin en güçlü yaşandığı günler olması açısından bu yön çok daha belirgin bir şekilde öne çıkmaktadır. O nedenledir ki, Ekim ayının toplumsal hareketlerin gelişimine tanıklık etmesi açısından anlamlı bir yere sahip olduğunu burada belirtmek gerekmektedir.

Doğada yaşanan mevsimsel değişiklerin toplumsal hareketlilik üzerinde ne kadar etkili olduğu tartışılabilir. Ancak böyle de olsa mevsim koşullarına bağlı olarak doğa da yaşanan alt-üst oluşların toplum ilişkilerini de bire bir etkileme gücüne sahip olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Tabii burada dile getirmek istediklerimiz bunlardan farklıdır. Tamamen siyasal, soyolojik yönleri öne çıkan, ideolojik boyutları ile birlikte ele alınması gereken konular olmaktadır. 9 Ekim 1998 Uluslararası Komplo, 6-7-8 Ekim 2014’de Bakuré Kürdistan ve Türkiye illerinde yaşanan Kobané Direniş Eylemleri, 10 Ekim 2015 Ankara Gar önü katliamı böyle bir özellik taşımaktadır. Dikkat edilirse, bunların hepsi de aynı zaman da kendi içerisinde toplumsal tepkilerin harekete geçtiği anları temsil etmektedirler.

9 Ekim 1998’de gerçekleşen uluslararası komplo bu gerçekliğin en somut olarak yaşandığı anlardan biri olma gibi bir özellik taşımaktadır. Uluslararası komplocu güçler, Önder Apo’nun Suriye’den ayrılmasını sağlayarak, Ortadoğu’ya istedikleri gibi, bir biçim verebileceklerini düşünmüşlerdi. Uluslararası güçlerin Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesi önünde engel olarak gördükleri Önder Apo’yu devre dışı bırakarak ikinci bir Selahattin rolünü oynamasının önüne geçebileceklerini düşünerek böyle bir komployu gerçekleştirmişlerdi. Ancak bunda başarılı olamadılar.

Kürdistan halkı sadece kendi coğrafyası üzerinde değil, yaşadığı tüm coğrafyalar da meydanlara çıkarak, uluslararası komplocu güçlerin heveslerini kursaklarında bırakmışlardı. Komplonun duyulması ile birlikte milyonlar sokaklara çıkarak Önderliğine sahip çıkmışlardı. Bununla da kalmayarak Kürdistanlı gençler Önder Apo’ya karşı gerçekleştirilen bu komplonun bedelinin ne kadar pahalıya ödettirileceğini birbirinin ardı sıra gerçekleştirdikleri eylemleri ile herkese göstermişlerdi.

2014 yılının 6-7-8 Ekim günlerinde Bakuré Kürdistan ve Türkiye illerinde yaşanan Kobané direnişini sahiplenen gösterilerde, toplumsal sahiplenişin ve hareketliliğin bir göstergesi olmuştu. Sömürgeci soykırımcı faşist TC devletinin beslemesi olan DAİŞ çeteleri Kobané’yi kuşatmışlardı. Öyle ki yaşanan bu kuşatma neredeyse Kobané’nin düşmesi ile sonuçlanacak olan bir aşamaya gelmişti. Böyle bir anda halk arasında kullanılan amiyane bir tabirle “zil çalıp oynayacak” bir şekilde kendini kaybetmiş olan R.T. Erdoğan sevinç çığlıkları atarak “buyurun Kobané’de düştü, düşücek” hezeyanı içerisine girmişti. İşte tam da böylesi bir anda Bakuré Kürdistan’da ve Türkiye illerinde yaşayan Kürtler, Türkiye devrimci ve demokrasi güçleri ile birlikte sokaklara çıkmış, tam üç gün üç gece meydanlardan ayrılmamıştı. Bu aynı zaman da Kobané’de DAİŞ için alaşağı doğru gidişinde bir başlangıcı olmuştu.

6-7-8 Ekim’de Bakuré Kürdistan ve Türkiye illerinde yaşanan Kobané Direnişini sahiplenen toplumsal gösteriler böyle bir sonuç yaratmıştı. Zaten ardından da DAİŞ Kobané’de gerilemeye başlamış ve dünya genelinde uluslararası ilerici, demokratik, devrimci, sosyalist çevrelerinde harekete geçmesi söz konusu olmuştu. 1 Kasım gününün “Dünya Kabané Günü” olarak kabul edilmesi de bunun bir göstergesi haline gelerek tarihe geçmesini sağlamıştı.

10 Ekim 2015 yılında Ankara Garı önüne “Barış”, “Özgürlük”, “Demokrasi” şiarıyla toplanan Kürdistanlı ve Türkiyeli emekçiler, devrimciler, demokratlar ile sosyalistlerin gösterileri de toplumsal duyarlıkların, reflekslerin harekete geçtiği tarihsel anlardan biri olma gibi bir özellik taşımıştı. O güne kadar olmadığı bir düzeyde TC’nin başkenti Ankara’da, Kürdistan’da “Çöktürme Planı” adı altında uygulamaya konan sömürgeci soykırım politikasına karşı Kürdistanlı ve Türkiyeli emekçiler, özgürlük ve demokrasi güçleri birlikte, ortak bir gösteride omuz omuza bir araya gelmişlerdi.

Kürdistan’da süren özel-kirli soykırımcı savaşa karşı açığa çıkan Kürdistan ve Türkiye toplumlarının tepkisi, sömürgeci- faşist TC devletini o güne kadar yaşamadığından daha fazla korkutmuştu. 10 Ekim günü, daha gösteri başlamadan, göstericiler arasına sızdırılan provokatörlerce patlatılan bombalar sonucunda 101 emekçinin yaşamını kaybettiği, yüzlercesinin yaralandığı katliam da yaşanılan böyle bir korkunun sonucu olarak gerçekleştirilmişti.

Kürdistan ve Türkiye toplumları tarihinde böylesine önemli anların/toplumsal reflekslerin ortaya çıkarak, harekete geçtiği toplumsal hareketlerin yıl dönümlerinin yaşandığı Ekim ayı içerisinde bulunmaktadır. Kuşkusuz bu gerçeklik, Ekim ayını diğer aylardan ayıran bir özellik olarak ele alınmasına neden olurken, ona denk düşecek olan bir yaklaşımı da gerekli kılmaktadır.

9 Ekim Uluslararası Komploya, 6-7-8 Ekim Kobané Direnişinin yanında DAİŞ’e, 10 Ekim’de Gar önünde “Barış”, “Özgürlük” ve “Demokrasi” için bir araya gelen emekçilerin katledilmesine karşı gerçekleştirilen direniş ve gösterilerde bu yaklaşımı daha da ileri boyutlara taşırmayı gerektirmektedir. Çünkü bugün her zamankinden daha fazla bu direnişlere sahip çıkılarak yaşatılmasına ihtiyaç duyulmaktadır ve bugün yaşanılanlar da toplumsal reflekslerin o günlerden daha fazla harekete geçmesini bir zorunluluk haline getirmektedir.

9 Ekim’de, 6-7-8 Ekim’de, 10 Ekim’de Kürdistan ve Türkiye toplumları toplumsal reflekslerini harekete geçirerek, direnişleriyle saldırıları boşa çıkarmış ve başarmışlardı. Bugün de bunun koşulları vardır. Yeter ki bu gerçeklik görülsün ve bunun gerekleri yerine getirilsin.  Kürdistan ve Türkiye toplumlarının tarihine geçen bu tarihsel anların gereklerine ancak bu şekilde sahip çıkılacağının bilinci ve inancı ile örgütlenilsin, mücadele edilsin ve hareket geçilsin.  

 Cemal Şerik

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Solin Bahar
Henüz Yazı Eklenmemiş

ARAMA