Hakkımızı Kendimiz Almalıyız
22 Aralık 2017 Cuma Saat 09:28
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Kasım Engin
Koyu bir milliyetçi, dinci, kapitalist yani paracı, rantçı, hırsız, burjuva ve faşist. Böyle olduğu halde kardeşlikten, eşitlikten, ortaklıktan, haktan, hukuktan derken insanlıktan söz etmekten geri çekilmiyor. Dahası onunla yürüyenleri, onunla bir aralar iş çevirmiş olanları tek tek ezerek arkasında bıraktığı halde, “biz bu yolda yürüdük hep beraber” diyerek, ne kadar sözüne sadık olduğunu herkesin gözünün içine baka baka utanmadan yalan söylediği halde kızarmadan dile getirebiliyor

İsrail ile en fazla haşir neşir ve İsrail ile en fazla bu işgalci devletle iş çeviren olduğu halde, nasıl da İsrail’e köpürüyor. Nasıl da saldırıyor. Ancak bu sözlerin ne zaman hangi çıkar karşılığında unutulacağı ise az çok bu bel kemiği bulunmayan kişiliği tanıyanlar bilir.

Böyle olan bir kişilik; İsrail’e karşı söz ile, hukuk ile, konuşma ile derken hoşgörü ile mücadele edilemeyeceği, başarı elden edilemeyeceğini söyledikten sonra: “Hakkımızı Kendimiz Almalıyız” diyerek başta Filistinliler olmak üzere hem kendi cenahına hem de Arap alemine başkaldırıya çağırıyor. Yani artık sözü aşarak silaha ve başka araçlara baş vurmaya çağırıyor.

Bu çağrıya söyleyecek bir sözümüz olamaz. Bir yerde zulüm varsa, adaletsizlik varsa, hukuksuzluk varsa, insanlık karşıtlığı varsa, vurma ve kırma varsa, zoraki var olan bir durumu kendi lehine çevirmek için emrivaki durumlar varsa ve tabii yakıp yıkma varsa orada yapılması gerekli olan gerçekten de, Kendi hakkını almak için mücadele etmek, tek çare olarak kalıyor. Bu durumda Filistin’de işgalci güce karşı her türlü direniş meşru ve haklıdır.

Ancak İsrail işgalci devleti gibi hatta bu devletten daha ileri düzeyde bir işgalcilik uygulanıyorsa, bırakalım işgali bir ülkenin ismini parlamentoda bir milletvekili kullandığı için parlamento oturumlarına katılmasına men kararı alınıyorsa, bir halkın oylarıyla seçilerek kazanılmış belediyelere gaspçılar atanıyorsa, o belediyelerde o ülkenin diliyle yazılmış tablolar indiriliyorsa, mezarlıkları uçaklarla bombalanıyorsa, dillerine ket vuruluyorsa, bayraklarına “bez parçaları ve paçavralar” diyerek hakaretler yağdırılıyorsa ve de onlarca yıldır kazanılmış olan haklarına, kazanımlarına başka işgalci güçlerle birleşerek bir günde zoraki el koyarak gasp ediliyorsa, günlük olarak o ülkenin topraklarına uçaklar ve tanklar bombalar yağdırıyorsa, orada artık; söz ile, legal siyaset ile, konuşma ile, diyalogla çözülecek bir sorun yoktur. Orada yapılması gerekli olan tek bir yol kalmıştır, o da; Kendi Hakkımızı Almalıyız olmalıdır. hem de her türlü yol ve yöntemle.

Ve bu KENDİ HAKKIMIZI ALMALIYIZ hakkını her türlü yol ve yöntemle elde etme meşruiyeti en fazla da Kürt halkının hakkı olduğu herhalde tartışılmaz olacağı için, herkesi bir an önce her tür yol ve yöntemle halkımızdan çalınan ve zoraki alınan hakları, geri almak için mücadele meydanına...  

Kasım Engin

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

 

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Genco Şengalî
Henüz Yazı Eklenmemiş
Kemal Amedî
Henüz Yazı Eklenmemiş
Solin Bahar
Henüz Yazı Eklenmemiş

ARAMA